Home / Çocuk Atolyeleri

Çocuk Atolyeleri

IMG-20190405-WA0011 IMG-20190405-WA0010IMG-20190405-WA0016 IMG-20190405-WA0014 IMG-20190405-WA0013Duyduk duymadık demeyin!!!✳ 2018 – 2019 dönemi çocuk atölyeleri başlıyor…

13 Ekim 2018 Cumartesi günü enerjik kadrosu ve tüm sıcaklığı ile yine,yeni,yeniden çocuklarımızla buluşacağız.

Yaş Gruplarımız

5-6 Yaş  (Doğum Yılı: Eylül 2012 – 2013 Ekim’e kadar)

7-8 Yaş  (Doğum Yılı: Eylül 2010 – 2011 – 2012 Ağustos)

9-11 Yaş  (Doğum Yılı: Eylül 2007 – 2008 – 2009 – 2010 Ağustos)

Atölye yaş grupları ve saatleri aşağıdadır.

Atölye Tarihleri : Cumartesi

Atölyelerimiz 13.10.2018 – 04.05.2019 tarihleri arasında uygulanacaktır.

 

NIÇIN YARATICI DRAMA ?

Yaraticilik ve estetik gelisimi saglamak, birlikte çalisma becerisi, özgüvenin gelisimi iletisim ve etkili dil ve konusma, karar verme, empati kurma,’düs kurma’ becerilerini gelistirmek, farkli olaylar durumlarla ilgili deneyim kazanmak, kendini tanima duyguylarin farkina varma ve bunlari ifade edebilmek, dramayi bir egitim-ögretim yöntemi olarak yasama geçirmek, bagimsiz düsünebilmek sosyal duyarlilik olusturmak, beden dilini gelistirmek ve yasama daha da mutlu bakabilmek için …YARATICI DRAMA

YARATICI DRAMA NEDIR ?

Egitimde Yaratici Drama , dogaçlama , rol oynama vb. Tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanilarak, bir grup çalismasi içinde bireyleri, bir yasantiyi, bir olayi bir fikri, kimi zaman bir soyut kavrami ya da davranisi, eski bilissel örüntülerinin yeniden gözden geçirildigi “oyunsu” süreçlerle anlamlandrilmasi , canlandirilmasidir.

Egitimde drama okul tiyatrosundan farkli birseydir.Özellikle okullardaki uygulanmasi çesitli ögrenim basamaklarinda çocuga kendini tanimayi, yeti ve yeteneklerini kesfetmeyi, grup arkadaslarini yani baskalarini da tanimayi , kendini onlarin yerine koyabilmeyi, bir olgu ya da çesitli yönleriyle irdelemeyi, oynayarak, yasayarak ögrenmeyi saglamaktir.(San,1991)

Çalismanin Genel Hedefleri

•  Iletisim becerilerini gelistirebilme

•  Temel dil becerilerini (konusma, dinleme, okuma, yazma) gelistirebilme

•  Öz bakim becerilerini gelistirebilme

•  Özgüven becerisini kazandirabilme /gelistirebilme

•  Kendini ifade edebilme becerisini gelistirebilme

•  Beden dilini kullanabilme- sözel olmayan dil becerini kullanabilme

•  Empati becerisini gelistirebilme

•  Yaraticilik ve estetik becerisini gelistirebilme

•  Isbirligi ve paylasim yapabilme

•  Toplumsal degerlerin farkina varabilme

•  Benlik/birey olma bilincini gelistirebilme

•  Duygularin farkina varabilme

•  Duyularini kullanabilme

•  Imgelem/hayal gücünü gelistirebilme

•  Yasamsal deneyim kazandirabilme

•  Hata yapma korkusu olmaksizin yeni davranislar gelistirebilme

•  Sanat ve sanat formlarina duyarlilik gösterebilme

•  Bilgiye ulasmaya ve onu kullanmaya istekli olus

•  Bireysel farkliliklari fark edebilme

 

Neden Çagdas Drama Dernegi ?

Dernegimiz 1990 yilinda Ankara’da kurulmustur. Kurulusundan bugüne kadar “yaratici drama” alaninda farkli ve nitelikli çalismalar yürütmektedir. Her iki yilda bir düzenlenen uluslararasi seminerler ve belirli araliklarla yapilan etkinliklerle Yaratici Drama alanindaki tüm gelismeler izlenmektedir. MEB, sivil toplum örgütleri, yardim kurumlari ile gönüllü çalismalar yürütülmekte ve bir çok uluslararasi projeye imza atilmaktadir. Çagdas Drama Dernegi Yaratici Drama Lideri/Egitmeligi programi ile su an Türkiye’de Dernegimize basvuran binin üzerinde katilimciyla, Talim Terbiye Kurulu Onayli program uygulanarak yaratici drama lideri egitmeni yetistirilmektedir.

Kukla ile yaratıcı drama atölyeleri…

Kukla sanatı geçmişte oyuncaklarla el ele yürüdü. İnsanların kendilerini ifade etmelerine yardım etti. Yaratıcılıklarını geliştirdi. Çocukluğumuzda hepimiz bir kumaş parçası ya da tahta parçasına çizilen ağız ve gözün sesimizle canlanmasına neşelendik. Aslında yaptığımız kuklalardı. Doğamızda var olan canlandırma duygumuzu konuşturduğumuz oyuncak bebeklerle, direksiyonuna geçerek yarışlara katıldığımız oyuncak arabalarla renklendirdik. Bilmeden kukla sanatının icracılarından olup, bu oyunsu süreçlerde cebimizde bir dolu kazanımla geliştik. Zaman değişti. Oyuncaklarla el ele yürüyen kukla sanatı şekil değiştirdi. Kukla tiyatrosu birçok ülkede vazgeçilmez bir gösteri sanatı oldu.

Zaman değişti. Çocukların oynadığı oyuncaklarda değişti. Günümüzün gelişmiş teknolojik oyuncakları, dijital oyunları çocuklarımızın içe kapanmasına ve kendilerini ifade etmekte zorlanmalarına neden oldu. Çocuklarımız çok daha fazla eğlensin diye onlara çeşitli oyuncaklar aldık. Dil gelişimi vaat eden, onların yerine konuşan, onların yerine sesler çıkaran oyuncaklar. Çocuklarımızın yerine hareket eden ve onların yerine oyunlar oynayan pahalı oyuncaklar. Oysa çocukların yalnızca boş bir odaya ve hayal güçlerine ihtiyaçları vardı.

Bu sene Çağdaş Drama Derneği İzmir şubesinin açtığı yeni çocuk atölyelerinden biride kukla atölyesi olacak. Kukla sanatının tarihine yapacağımız yolculukta önemli şeyler keşfedeceğiz. Dokunuşlarımızla canlanacak kuklalar yaratıcılımızı ve hayal gücümüzü geliştirecek. Oyun odalarında sıkıntıyla yeni oyuncaklar alınmasını bekleyen çocuklar yerine; kendi isteklerine göre oyunlar oynayacak oyuncakları üreten neşeli çocuklar olacak.

Bir dondurma çubuğu, bir balon, boya kalemleri, kumaş parçaları, renkli ipler, düğmeler, renkli kâğıtlar, pet şişeler yeni arkadaşlara dönüşürken. Çocuklarımız belirlenmiş amaçlar doğrultusunda öğrenecek ve deneyim kazanacaklar. Her cumartesi 5-6 ve 7-9 yaş kukla ile yaratıcı drama atölyelerinde İzmirli çocukların yaratıcılıklarıyla hayat bulan kuklalar bizlerle oyunlara katılacak.

ORFF-RİTİM…

Çocuklar müzik, dans ve oyuna ihtiyaç duyarlar

 

“Bir gün salonda oturmuş dinlenirken mutfaktan tuhaf sesler geldiğini duydum. Mutfağa girdiğimde beni fark etmedi bile. Tencere, tava, kaşık, süzgeç, damacana, artık ne bulduysa yere sermiş, kendisi de ortalarında durmuş kendi uydurduğu kelimelerden oluşan bir şarkı söyleyip dans ederken, arada yere serdiklerine de vurarak sesler çıkarıyordu. Henüz 3 yaşına yeni girdi. İnanılır gibi değil. Acaba çocuğum bir müzik dehası mı?”

 

Bu tür hikâyeleri çok duymuşsunuzdur. Elbette ki müziğe karşı bir yeteneği olduğunu düşünmeniz çok doğal. Ama şu da bir gerçek ki hepimiz çocukken bu tür oyunlar oynamışızdır. Kendimizin Kızılderili reisi olarak hayal edip, evde bulduğumuz oklavayı da üstüne bindiğimiz at olarak kullanıp düşler ülkesinde bir yolculuğa çıktığımız günleri hatırlayalım. Hatta kaçımız kafamıza bir tüy takıp Kızılderili dansı yapıp, aynı anda kendi uydurduğumuz Kızılderili dilinde bir de şarkı söylemedi?

 

Çocuklar içindeki bulundukları çevreyi yetişkinler gibi sadece görerek algılamakla yetinmezler, aynı oranda dokunur, tadar, duyar ve koklarlar da. Eşyalar büyüklük, ağırlık, incelik/kalınlığına göre farklı seslere sahiptir. Çocuk bunları dener, keşfeder, kullanır. Gelişim psikolojisine göre bu normal bir süreçtir. Çocuğun duyuları bu doğal merak yoluyla gelişir.

 

Ritmik-Müzikal hareketler insanda dilin gelişimiyle doğru orantılıdır. Bilimsel olarak da müzik-dil-hareket ilişkisi beynin gelişimine olumlu etki eder. Beynin sol yarı küresi dil, iletişim, matematik, mantık, analiz ve detaylarla ilgili işlerden sorumludur. Buna karşılık sağ yarı küre duygusal ve yaratıcı bir rol üstlenir. Müzikallik, ritim, dans, mekân algısı; kişiler, eşyalar ve yaşantılarla ilgili çalışır.

 

Şarkı söylemek/konuşmak, aynı zamanda küçük/büyük hareketlerle dans etmek beynin her iki yarısının birlikte çalışmasını sağlar. Müzikli-danslı oyunlar, hikâyeler, masallar yoluyla çocuktaki hayal gücü ve yaratıcılığı gelişir.

 

Orff-Ritmik atölyemiz, çocuklarımızın bu ihtiyaçlarını giderecek çalışmalardan oluşuyor. Müzikli oyunlar, hareket oyunları, sesli öyküler, masallar, yaratıcı drama ile birlikte sunuluyor. Elbette ki çalgı çalmadan da duramayacağız. Orff çalgıları, hatta çocukların kendi üretecekleri basit çalgılar hep bizimle birlikte olacak.

 

Atölyemizde görüşmek ümidiyle.

Scroll To Top